Biricik Forum Sitesi Biricik Paylaşım ve Eğlence Forum  

Go Back   Biricik Forum Sitesi Biricik Paylaşım ve Eğlence Forum > Güncel > Şiir, Hikaye, Güzel sözler > Hikayeler

Kullanıcı Etiket Listesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11/12/2023   #1
 
Üyelik tarihi: Oct 2019
Yaş: 64
Mesajlar: 40
Seslenenler: 0 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 0 Konu(lar)
Post Hikaye Yazarı Ömer Seyfettin İle Serdar Yıldırım

HİKAYE YAZARI ÖMER SEYFETTİN İLE SERDAR YILDIRIM
Tarih 4-Ağustos-2023 Bursa'da bir kitap mağazasında çok değerli yazarlarımızdan Ömer Seyfettin ile beraberim: " Sayın Ömer Seyfettin, bakın burası üç katlı bir kitap satış mağazası. İçinde binlerce kitap var. "
Ömer Seyfettin: " Ya Serdar, beni buraya neden getirdin? Ben 1920 yılını hatırlıyorum. O zamanlar 36 yaşındaydım. İstanbul'da bir lisede öğretmenlik yapıyordum. "
" Evet doğru, bunları ben de biliyorum ama sizin bilmediğiniz bir şey var. 1920 dediniz. O zamandan şimdiki zamana 103 yıl geçti. 103 yıl sonra siz neredesiniz, hikayeleriniz nerede? "
" Ben o hikayeleri yazdım, durdum. Bir İstanbul gazetesinde bunlar her gün tefrika halinde yayınlanırdı. Biliyor musun Serdar, yurdumuzu düşmanlar istila ettiğinde ben subaydım. Çanakkale taraflarında askeri ciple gidiyorduk. Gökyüzünde bir yazı belirdi. Fethun karib. ( Çanakkale’ye cephesini ziyarete giden heyeti edebiye içerisinde bulunan Ömer Seyfettin, yolda karşılaştıkları fevkalade bir hadiseyi Müjde adını verdiği hikayesinde anlatmıştır. Gün ağardığında heyet gökyüzünde ince bir duman ile “fethun karib” yazdığını müşahede etmiştir. Fethun karib, yakın bir fetih anlamındadır. )
1915 yılı başlarıydı. Ne oldu? Neler oldu? Yolda gelirken ben Türküm dedin. Türkiye Cumhuriyeti dedin. Türkiye Cumhuriyeti'ne bravo da Osmanlı ne oldu? Bırak Osmanlı İmparatorluğu'nu Anadolu ne oldu? "
" Mustafa Kemal 19-Mayıs-1919 tarihinde Samsun'a çıktı. "" Bunu biliyorum. "
" Türk Ordusu ve Mustafa Kemal bir buçuk yıl Sakarya Irmağı doğusunda konuşlandı. Mustafa Kemal onlara savaş öğretti. Türk Ordusu Mustafa Kemal önderliğinde ileri atıldığında yunan askerleri şehirleri, köyleri yakarak kaçtı. Kurtuluş Savaşı'nı kazanan Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu. Tarihe ismini altın harflerle yazdırdı. "
" Mustafa Kemal adını daha önce defalarca duymuştum. Cumhuriyet yıllarına ömrüm vefa etmedi. Şu an çok sevinçliyim ve çok mutluyum. "
" Mustafa Kemal kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı oldu. 10-Kasım-1938 'e kadar 15 yıl bu görevini devam ettirdi. 24 Kasım 1934 yılında Atatürk soyadını aldı. Artık O Mustafa Kemal Atatürk'tü. "
" Serdar, Atatürk hakkında kitaplar var mı burada? "
" Evet var. "
Atatürk kitapları reyonuna gittik ve Ömer Seyfettin'e kitaplarda yazılanları okudum. Her iki dakikada bir Ömer Seyfettin tarafından, Atatürk ayakta alkışlandı. Daha sonra birlikte Ömer Seyfettin kitapları reyonuna yöneldik. İki elime birer kitap aldım. Bakın, dedim, bu kitapta Kaşağı hikayeniz var. Bu kitapta da Kütük hikayeniz bulunuyor.
Ömer Seyfettin: " Vay benim canlarım, ciğerlerim. Aradan 103 yıl geçmiş ve hikayelerim unutulmamış. Bir yazar aradan 50 yıl geçmiş ve hatırlanıyorsa unutulmamış demektir. Artık o yazar olmuştur. Ey Serdar Yıldırım, ben artık yazar oldum mu? "
" Evet oldunuz, hem de çok değerli, unutulmaz bir yazar oldunuz. "
" Yaşasın, ben şimdi çok mutluyum. "
Ömer Seyfettin tansiyon ve şeker hastasıydı. Atina'da 10 ay esir kaldı. İstanbul'a geldikten sonra tansiyon ilaçları kullanmaya başladı ama şeker ilacı yoktu. 6 Mart 1920 yılında aramızdan ayrıldıktan 2 yıl sonra şeker ilacı icat edildi. Şu şeker ilacını 4-5 yıl önce icat etseydiniz olmaz mıydı? Ömer Seyfettin size nice yeni hikayeler armağan ederdi.

SON
Serdar Yıldırım isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16/01/2024   #2
 
Üyelik tarihi: Jan 2024
Mesajlar: 1
Seslenenler: 0 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 0 Konu(lar)
Standart

Merhaba,

Bu hikayeyi okurken, Ömer Seyfettin'in zamanın ötesindeki büyüklüğü ve kıymeti bir kez daha anlaşılıyor. Serdar Yıldırım'la olan bu sohbet, tarihimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımamıza olanak tanıyor. Özellikle Seyfettin'in Atatürk hakkındaki düşüncelerini ve onun eserlerini görmesi, gerçekten etkileyici bir an.

Bir yazarın eserlerinin zamanla nasıl değer kazandığını görmek, gerçekten ilham verici. Seyfettin'in eserleri gibi, zamana meydan okuyan şeylerin değeri paha biçilemez. Bu arada, buyukbeden tesettur abiye modelleri de zamanla gelişiyor ve daha çeşitli hale geliyor, tıpkı edebiyatımız gibi.

Bu tür eserlerin ve yazarların, kültürel mirasımızı zenginleştirmesi, gelecek nesiller için de önemli. Ömer Seyfettin gibi yazarların eserlerinin hâlâ raflarda yer alması, onların ebedi varlığının bir kanıtı. Onların hikayeleri, her daim bizimle olacak.
halitkurcu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:02.

etanj armatür - ankara acil diş - istanbul böcek ilaçlama - nikah güvercini - plastik çember - güvercin kümesi - chat siteleri - ikinci el elektrik malzemeleri

SEO by vBSEO 3.6.1